Tuesday, 10 February 2015

Merhaba (Ben kimim?)



Öncelikle ben kimim ve bir blogta paylaşacak neyim olabilir?

Blogta yayınlayacağım konular düşünüldüğünde kendimi tanıtırken hangi yönlerimden bahsedeceğim de ortaya çıkıyor. Ortaokul sonrasi öğretmen okulu adı verilen liselerden birinde okudum. Yani lisedeki dört senem, sonrasında öğretmen olacağım fikrini aşılayan bir eğitimle geçti. Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nden mezun oldum. Beş yıl devlet okullarında öğretmenlik yaptım. Buraya kadar herşey beklendiği şekilde devam etti. 25 yaşında evlendim, 27 yaşımda işimden istifa ettim ve devamında sekiz senem beş farklı ülkede geçti. Bu sekiz sene içinde hamile kaldım, kızım doğdu ve evde çocuk bakan anne grubuna dahil oldum. Hala yurtdışındayım fakat 35 yaşına yeni girdiğim şu günlerde Türkiye'ye dönme zamanımızın artık geldiğini anlıyorum. Bence sıradan bir anneyim. On parmağında on marifet biri hiç olmadım, anneliğim de öyle. Emzirerek uyutup, zırt pırt uyandığı için uykusuz kalan, gece yarısı uyanıp ağlayan, pireyi deve yapan, üç sene aynı yatağı paylaşan, iki ve üç yaş krizlerinde zıvanadan çıkan bir anneyim. Sakin, huzurlu, cesur olamadım. Anneliğimi en iyi özetleyen kelime: PANİK !


Sürekli ülke değiştirmek ve karakterim yüzünden fazla sosyal olamamam en büyük eziyetti şimdiye kadar. Birkaç gün içinde toparlanıp ev ve ülke değiştirmek hiç zor gelmezdi ama arkadaş bulmak hiç kolay değildi. Buna rağmen kızımla birçok farklı milletten arkadaş edindik, oyun gruplarına katılıp farklı dillerde oyunlar oynadık. Birçok anne ile tanışıp, beklentilerin ne kadar benzer olduğunu farkettik. Ama en önemlisi, bebekli bir annenin en temel ihtiyacının kendi ve çocuğu için sosyalleşebileceği fırsatlar bulmak olduğunu anladık. Annelerle biraraya gelip çocukların kendi kendine oynaması da yeterince rahatlatıcı ancak kendimden yola çıkarak söylüyorum, biraraya gelindiğinde çocuklarla bişeyler yapılması hem rahatlatıcı hem tatmin edici. 

Biraz araştırınca iki seçeneğimizin olduğunu görüyoruz. Birincisi etrafta son zamanlarda hızla artan hazır oyun gruplarından birine katılmak. İkincisi kendi oyun grubunu kurmak. Hazır oyun grupları, hiçbir hazırlık gerektirmediği, evin dağılmasına neden olmadığı ve tanımadığımız anneleri evimize alma endişesi yaratmadığı için oldukça cazip. Ücretleri değişiyor ama bu konu için bütçenizden bir miktar ayırabiliyorsanız, sorun olmuyor. Benim için en büyük olumsuz yanı, benim belirleyemediğim yer ve zamanda olması. Bir saatlik bir etkinlik için trafikle boğuşmak ve zamanının uyku saatine, yemek saatine, aksamüstü huzursuzluk saatine vs. denk gelmesi. Yine de fırsat bulsam katılırım.
İkinci secenek yer ve zaman konusunda esneklik içeriyor. Az şey değil bu. Maddi olarak daha az külfetli. İstediğiniz arkadaşlar ve çocuklarıyla olma şansı veriyor. Ancak hazırlık yapmak şart, onun için de bir yer belirlemek, çocuklu arkadaş yoksa katılacak birilerini bulmak.

Bu blog size oyun grubu kurma veya bu gruba katılacak arkadaşlar bulma vaadinde bulunmuyor. İçeriği,bir oyun grubu kurduğunuzda  neler yapacağınızı planlamanıza yardım etmek. Kendi sectiğim konularda size neler yapabileceğinizi, nelere ihtiyacınız olduğunu anlatacağım. Benim eklemediğim ancak sizin uygulamak istediğiniz konular olursa, bana yazarsanız, o konularda da oyun grubu planı hazırlamanıza yardımcı olabilirim.

Bunu neden mi yapıyorum, öğretmenlik yaptığım dönemlerde en zevk aldığım şey, birçok öğretmenin tersine, ders planı hazırlamaktı. İlginç kaynaklar bulmak, sınıfa uyarlamak, aktiviteleri sıraya sokmak ve dersi öncelikle kendim için eğlenceli hale getirmekti. Şimdi de eğlenmeye çalışıyorum aslında.

Oyun grubunda yapılacak aktiviteler internette birçok yerde var. Instagramda birçok kişi örnek aktiviteler paylaşıyor. Ama kaynaklar o kadar çok ki insan neyi nasıl seçeceğini, hangilerinin beraber yapıp, nelerden başlayıp hangi sırayı izleyeceğini bilemiyor. Planlamak çok mu zor, asla değil. Ama kendimi düşündüğümde başımda bir sürü iş varken, kendime bulabildiğim kısıtlı zamanda oturup bunları planlamak hiç cazip gelmiyordu. Dahası ne zaman bilgisayarın başına otursam o sayfadan bu sayfaya geçip, alakasız çocuk problemlerine dalıp ne yaptığımı unutur hale geliyorum. Bunu yaşayan tek kişi ben olamam sanırım, öyle değil mi?

Tekrar ediyorum, burda göreceklerinizi internette araştırarak kendiniz de bulabilirsiniz. Ben sadece temalar seçip, bir buluşmada bu temaya uygun hangi aktiviteleri yapabileceğinizi sıralayacağım. Olası problemlerden, ortamın ne kadar dağılabileceğinden bahsedip, çözüm yolları varsa paylaşacağım. Yani sınıfımda bir dersi nasıl planlıyorsam, bir oyun grubu buluşmasını da ayni şekilde planlayacağım. Böylece yapmanız gereken tek şey, gerekli malzemeleri temin edip, talimatlara uymak.

Burda bulacaklarınızı evde tek başına yapma şansınız da var tabi. Kimlerle ve ne zaman yapacağınız size kalmış. Bir annenin en büyük lüksü, seçme şansının olması sanırım :)


2 comments:

  1. :D Sen benim 2 sene sonraki halimsin sanırım, o zaman hemen ve heyecanla takip ederim ben seni!!!

    ReplyDelete
  2. :)) hangi acidan iki sene sonraki halin?

    ReplyDelete