Thursday, 2 April 2015

Ev içinde ev

Sanırım her annenin imkanları doğrultusunda çocuğuna ihtiyacından fazla aldığı veya almayı hayal ettiği eşyalar oluyor. Bir grup anne giysi meraklısı. Eteklere uygun çoraplar, çoraplara uygun ayakkabılar, gömleklerle uyumlu şapkalar. Anneliğimi düşünüyorum da kızım olmasına rağmen giysilere düşkünlüğüm olmadı. Belki hevesli olmadığımdan belki de çok yer değiştirdiğimizden hep bir veya iki küçük çekmece eşyası oldu. Mesela üç yaşına kadar sadece birkaç kez elbise ve etek giymiştir, onları da ben almadım ve hep tek bir çift ayakkabısı oldu, eskiyince veya küçülünce yenisi alındı. Tabi üç yaşından sonra böyle bir anneye rağmen etek, elbise düşkünü, ruj ve ojesiz dolaşmayan, kendi yaptığı kombinlerle rüküşlük abidesine dönüşmüş halini söylemiyorum. 

Bir de oyuncak delisi anneler var ve ben onlardanım. Hep oyuncakçılar cazip geldi bana. Oyuncakçıdaki herşey, yani kitaplar, boyalar, yapbozlar da. Her yeni taşındığımız eve bir servet değerinde oyuncak alıp, her yer değiştirmede de bir çoğunu geride bıraktık. Çok oyuncak alımının doğruluğunu veya yanlışlığını tartışmayacağım, sadece bütçe elverdikçe oyuncak almayı giysi almaya tercih eden grupta olduğumu söylüyorum.

Çocuğunuz varsa veya oyun oynadığınız ufaklıklar varsa etrafınızda daha ilk yaşında gerçek dünyayı taklit ettiği oyunlara başlamışsınızdır. Bu oyunlar için gerekli tencere, tava, mutfak, bebek bir tarafa benim en merak ettiğim şey ne zaman oyuncak eve geçileceğiydi. 

Sonunda üç yaşına girmek üzereyken yeniden ülke ve ev değiştirmemiz gerekti. Yeni evi çabuk sevsin çözümlerinden biri olarak da oyuncak evlerin en detaylı ve güzellerinden biri odanın baş köşesinde yerini aldı. Altta gördüğünüz ev.




Bu resmi internetten aldım. Bizdekini çekemedim çünkü dört yaş öncesi yine taşınıyoruz ve bizimle gelecekler sırasında en başlarda. Sökülüp kutusuna kondu bile. Listede en başlarda deyince çok popüler olmasından kaynaklanmıyor, tam tersi neredeyse hiç kullanılmamasından kaynaklanıyor. Daha önce oyuncak mutfaklar almıştık, gayet keyifle oynamıştı. Bu ev onlardan çok daha güzeldi ama neden oynamıyordu? Demek ki daha yaşı uygun değil deyip avuttum kendimi.

Evde her gün deliler gibi evcilik oynanmasına rağmen bu ev bir türlü cazip hale gelemedi. Hep "Tüh ya biraz oynasaydık bari" dedim durdum. İçinden küvet, tuvalet, yatak gibi parçaları çıkarıp oynadı ama evle hakkını vererek bir oyun oynanamadı. Evcilik benzeri oyunlar içinse hep farklı alternatifler yaratıldı.

Alternatiflerin ilki: lego ev.



Tabanı yaptıktan sonra kendi zevkine göre duvarları çıkıp, bir kapı ve bir çok pencere eklenen lego evler. Kapı açılıp insanlar eve giriyor, içerde bir eğlence bir coşku. Bazı günler bu ev hayvanat bahçesine, okula veya markete de dönüşüyor. Büyüyor, küçülüyor, bahçe ekleniyor veya balkon konuluyor.

Diğer alternatifi internette görmüştüm: plastik bardaklar.





Plastik bardakları yan yana veya üst üste koyarak evin duvarlarını yapıyoruz, açılan kapanan bir kapısı olmasa da girip çıkılabiliyor. Fazla dayanıksız ve oynarken devrilince kriz çıksa da yine de eğlenceli. Evlerin önüne yine bardaklarla köprüler, kuleler ve piramitler yapılabiliyor. Farklı renk bardaklarla daha da cazip hale gelebiliyor. Bir de Dilay'ın yaptığı aşağıdaki robotları var tabi. 


Lego varken buna gerek var mı? Tabi ki var, oyun oynamak için bir koca gününüz varsa çocuktan çok annenin değişikliğe ihtiyacı var.

Şimdi yeni bir ev peşindeyiz. Son zamanlarda çok oynadığı küçük hayvanların evi yokmuş. Hayvanlar küçük ama sayıca fazlalar, yani 15-20 civarı. Lego kapısı küçük geliyor, giremiyorlar. Biz de uygun boyutlarda karton bulunca üstüne ev çizip boyadık ve Dilay'ın küçük masasının dar tarafına dayadık. Küçük hayvanlar kapıdan rahatça girebiliyor artık, üstelik içeri girdiklerinde de masanın üstüne yanları kapatacak büyüklükte bir örtü atıp tamamen eve dönüştürebiliyoruz.




Son alternatif çağımızın oyuncağı: ipad. Rastladınız mı bilmem, bir ev oyunu var. Mutfağı, salonu, yatak odaları, banyosu olan. İnsanların yemek yapıp yediği, banyo yaptığı, giysilerini değiştirdiği, sebze yetiştirdiği bir ev. Ben bile merak sarıp oynadım biraz. Süper detaylı. Şarkıyı sevmediğinizde cd değiştirebiliyorsunuz, bahçeden çiçek koparıp vazoya koyabiliyorsunuz. Yumurtayı kırıp omlet pişirebiliyorsunuz. Uzun bir süredir oynamıyordu aslında sonra bir farkettik ki oyunu geliştirmişler, insanlar evden çıkıp markete gidip alışveriş yapıyor hatta aldıklarını mutfaklarına getirip dolaplarına yerleştirebiliyorlar. Market dışında bir de giysi mağazası, dondurmacı, manav ve okul eklenmiş. Hepsinde öyle detaylar var ki ayakta alkışlıyorum. Zaman kısıtlaması şart :)





Bu kadar detaylı teknolojik bir oyun gördükten sonra bizim karton ve lego evler, plastik bardaklar cazibesini kaybediyor mu? Hayır!

Bizim evde ipad ile oyun oynanacaksa tek başına oynanır. Yani tabletin böyle büyük bir eksisi var. Buna karşılık evin içindeki oyuncak evlerle oyuna her zaman anne veya baba eşlik eder. Teknoloji mi, anne baba mı? Dilay'ın tercihi çok net. Şimdilik :)



No comments:

Post a Comment